-Bir yerde mutluluk vardır, bir yerde ise hüzün.
-Evet, bütün filmlerin başlangıcı gibi, hüzünlünün de mutlunun da bir amacı vardır.
-Ulaşmak için, çalışırlar ikisi de, hüzünlünün problemi geçmişidir, mutlunun problemi geleceğidir.
-İroni değil mi? Mutlunun bile bir problemi var.
-İnsanın doğası bu herkesin problemi vardır.
-Neyse devam edelim! Geçmişin gölgesinde olan fakirdir, geleceğin kuşkunda olan iste zengindir.
-Hüzünlü geçmişi unutmadan amacına asla ulaşamayacağını bilir, mutlu ise geleceğin korkusu ile şu anki kadar mutlu olamayacağını bilir.
-Aslında, ne ikisi de mutludur, ne de hüzünlüdür. Ben bu hikâyeden bunu çıkardım.
-Sus, hikâyeyi bozma lütfen!
-Tamam.
-Hüzünlü ve mutlunun bir gün bir yerde yolları kesilir.
-İlk gördüklerinde birbirlerini bellidir, onlar birbirleri için yaratılmışlardır.
-Başta, çok güzel geçer her şey. Birbirlerini küçük yalanlar söylemeye başlarlar.
-Bu yalanlar, onları içinden çıkılmaz problemlere sokar. Onları izleyenleri bile ağlatacak problemlerdir bunlar.
- Bu yalanlar, onları içinden çıkılmaz problemlere sokar. Onları izleyenleri bile ağlatacak problemlerdir bunlar.
-Bu yalanlar, onları içinden çıkılmaz problemlere sokar. Onları izleyenleri bile ağlatacak problemlerdir bunlar.
-Bu yalanlar, onları içinden çıkılmaz problemlere sokar. Onları izleyenleri bile ağlatacak problemlerdir bunlar.
…
…
…
…
…
-Bu yalanlar, onları içinden çıkılmaz problemlere sokar. Onları izleyenleri bile ağlatacak problemlerdir bunlar.
-Sonra bu problemleri atlatırlar ve sonsuza kadar birlikte yaşarlar…
-Tamam, şimdi bunları kâğıda yaz. Sonra bu yazının boşluklarını doldur, yarına kadar yetişmesi lazım bu işin, haftaya çekim var. Ha bu arada merak uyandıracak bir isim seç…
-Ben isim konusunda kötüyümdür, birkaç örnek versene bana.
-Ne biliyim işte, “Fatmagül’ün suçu ne?” ve ya “Bitmeyen Şarkı” filan. Olmadı eski bir kitap ismi ver. Kimsenin okuduğu yok zaten yuttururuz.