Merhaba uzaylı...
Yine, yeni bir benle karşı karşıyaydım, bu seferki çetin cevizdi biraz. Zamanında arkadaşlar arasında bir keresinde espri konusu olmuştu, "Her gün yeni bir ben" adı altında dalga geçiyolardı benimle. Belki de haklıydılar, odamda oturmuş, saçma saçma bakınırken, birden bire karşıma çıktı, farklı bir ben...
Yine her ben gibi oturdu karşıma susmak nedir bilmeden konuşmaya başladı, yine her ben gibi ikna etmeye çalışıyordu beni, bu sefer ki neyin peşinde idi acaba bilmiyordum...
Saçmaladı durdu saatlerce karşımda... Aslında çokta dinlemedim, en azından dinlemeyi bırakmıştım, okulu bırakıp ailenden, arkadaşlarından uzak bir şeyler yapmalısın dediğinde. Bir bakıma hakkı da vardı, artık çok sıkılmıştım şu anki hayatımdan, tek zevkim arkadaşlara gidip dört kişi lan bağlantısı ile half-life oynamaktı bu aralar, oturup nargile içmek bile, hiç bir duygu ifade ettirmemeye başlamıştı...
Acaba yapılabilir miydi böyle bir olay, oturup tekrardan sınava hazırlanıp, başka bir şehir kazanıp gidilebilir miydi? Böyle bir dünya olabilir miydi??
Evet, tam da istediği buydu, aklımı karıştırmak. Sonra belki de beni bir başka benle çok daha kötü bir durumla karşı karşıya bırakmaktı amacı veya amaçları. Bu duruma yenik düşmemem gerekiyordu, her seferinde zayiyat versem de kurtulmalıydım bu boşluktan, bu düşüncelerden, sonuçta hepsi birer düşünce değil miydi, hepsi kendi beynimden birer casus gibi kaçmış düşünceler değil miydi?
Hayal meyal hatırlıyordum karşıma ilk çıkan beni. Yıpranmış ama bir o kadar tatlı bir yüzü vardı, belkide aşık olduğum tek kızdı, ona dokunurken kalbim sanki üç yüz metreden düşen bir roller coasterın içindeymişcesine çarpardı. Ve bu güzelliğe inanmamak, böyle bir hatayı yapabilmek çok yıpratmıştı beni, keşke hep o ben çıksaydı karşıma, keşke hep birlikte olsaydık onunla. O zaman yaşamak isterdim hayatı işte, sıkıcı bile olsa hayatım şimdiki gibi, onu görüceğimi düşünmek ve bilmek, yaşam sevinci kazandırır ve bütün sıkıntımı atardı üstümden...
Hala burdaydı karşımda duruyordu, yüzünde misyonun tamamlandığını düşündüren bir gülümseme vardı, bu sefer sanıyorum yenik düşmekteydim, bu gülümseye daha fazla bakmak istemiyordum, ayağa kalktım ve kapıdan hızla çıktım...